KADINA ŞİDDETE HAYIR

Şiddet gören 10 bin kadın, koruma isteyince Emniyet’te kriz çıktı.

Herkese bir polis AB’de bile yok”diyen yetkililer, “kolye imdat butonu” alternatifi önerdi.Aile içi şiddet olaylarının “ürkütücü” boyutlara ulaşması koruma taleplerinin de çığ gibi artmasına neden oldu. Başta İstanbul olmak üzere ülke genelinde şiddet mağduru olan 10 bin kişinin cumhuriyet savcılıkları, valilikler ve kaymakamlıklara “can güvenliğim yok” diye dilekçe verdiği ortaya çıktı. Bugüne kadar 13 ilde şiddet gören 78 kadın, polis tarafından korumaya alındı. Koruma kararlarının 34’ü İstanbul, 25’i ise Samsun’da verildi.

Diyarbakır ve Şırnak’ta şiddet mağduru iki kadın koruma altında bulunuyor. Koruma Şubeleri, 78 kadına “çağrı üzerine” koruma uyguluyor. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nca hazırlanan “Aile ve Aile Bireylerinin Şiddetten Korunmasına Dair” kanun tasarısı konusunda İçişleri, Adalet ve Sağlık Bakanlıkları’ndan görüş istenildi. Emniyet Genel Müdürlüğü, bileklik ya da kolye şeklindeki “imdat butonu” ile “sığınma evi” kurulması yönünde görüş bildirdi. Avusturya’da uygulananmodeli benimsediklerini belirten Emniyet, “Şiddet gören her kadına veya kişiye koruma polisi veremeyiz” dedi. Buna gerekçe olarak ise personel yetersizliği gösterildi. Polis merkezlerine entegre edilecek “imdat” veya “panik” butonunun etkili olacağı savunuldu.

SIĞINMA EVİNİ KORURUZ

Emniyet, AB ülkelerinde bile şiddet mağdurlarına polis koruması verilmediğini iddia ederek, bunun mümkün olamayacağını söyledi. Kurulacak olan “sığınma” ya da “güvenli” evlerin korumasını sağlayabileceklerini belirten Emniyet, “Bu evlerin deşifre olmaması çok önemli. İlgili birimler dışında söz konusu evlerin adresi asla bilinmemeli ve gizli tutulmalı. Sığınma evlerinin güvenliğini sivil personelmarifetiyle sağlarız” dedi.

‘KİM KORUYACAK’ KRİZİ

Savcılık, valilik ya da kaymakamlıkların verdiği kararla şiddet mağduru kadın/ kişilerin emniyette hangi birim tarafından korunacağı ise krize yol açtı. Koruma Şubeleri, “Bu bizim asli görevimiz değil.Hakkında karar verilen kadınları Asayiş Şubeleri ya da İlçe Emniyet Müdürlükleri korusun” dedi. Asayiş/İlçe Emniyet Müdürlükleri ise yönetmelik gereği sorumlu birimin Koruma Şubeleri olduğunu savundu.

1 yılda 78 bin şiddet vakası

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün resmi kayıtlarına göre; 1 Şubat 2010 ile 30 Ağustos 2011 tarihleri arasında ülke çapında 78 bin 500 aile içi/kadına şiddet vakası yaşandı. Bu da günde 138, saatte 6, her 10 dakikada bir aile içi şiddet olayının yaşanmasına denk geliyor. Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre ise ülke genelinde evlenmiş kadınların yüzde 39’u fiziksel şiddete, yüzde 15’i cinsel, yüzde 42’si fiziksel veya cinsel, yüzde 44’ü ise duygusal şiddetemaruz kalıyor. Cinayete kurban giden ve tecavüz mağduru kadınlarla ilgili Emniyet verileri ise akıllara durgunluk veriyor.

‘Kuaföre gideceğim’ deyip çağrılıyor

Üst düzey bir emniyet yetkilisi, çağrı üzerine koruma sisteminin yakın korumaya dönüştürüldüğünü belirterek şunları söyledi: “Örneğin korunan bir kadın şubeyi arayarak ‘kuaföre gideceğim ya da alışverişe gideceğim’ diyerek evine korumayı çağırıyor. Tahsis edilen koruma polisi sabahtan akşama kadar kadının yanından ayrılmıyor. Binlerce kadının müracaat ettiği yönünde bilgiler alıyoruz. Polis olarak bunun altından kalkamayız.”

Polisin aile saadeti bozulabilir

Adının açıklanmasını istemeyen bir emniyet müdürü, genelde erkek polisleri koruma hizmetinde kullandıklarını söyleyerek “Kocalarının dul, boşanmış ya da bekâr bir kadını koruması bazen polis eşlerinde kıskançlığa neden olabiliyor. Polislerin aile saadeti göz ardı edilmemeli” dedi.