Çaycuma Dursunlar Köyü

KÖYLERIMİZDE GENÇ KALMAMIŞ.!
İŞSİZLİK, EN DERİN TOPLUMSAL DIŞLANMIŞLIK DUYGUSUNUN KAYNAĞIDIR...KÖYLERİMİZ HER GEÇEN GÜN BOŞALIYOR.ZONGULDAK HALKIMIZ GEÇMİŞTE OLDUĞU GİBİ HER SEÇİM ÖNCESİ OLDUĞU GİBİ FİLYOS PROJELERİ GİBİ PROJELERLE AVUTULUYOR UYUTULUYOR.TTK YOK EDİLMİŞ DURUMDA ZONGULDAK ADETA TERKEDİLMİŞ ENKAZA DÖNMÜŞ YIĞIN GİBİ GİTTİM YERİNDE GÖRDÜM.
Ekonomi, herkese çalışma olanağı sağlamak ve bu yoldan gelir dağılımını iyileştirmek, insanların refah düzeyinin yükselmesi ve refahın herkese ulaşması, yaşam kalitesinin iyileştirilmesi ve insanların özlemlerine kavuşması için hızlı büyümelidir. Öngörülen ekonomik gelişme insanın refahına ve mutluluğuna odaklanmalıdır. Çalışmak insanın en doğal hakkıdır. Bu hakkın kullanılmaması demek olan işsizlik, birey için büyük bir yıkım, en derin toplumsal dışlanmışlık duygusunun kaynağıdır. İşsizlik, her yaştan insan için çok büyük bir bunalım demektir. İşsizlik bu özelliğiyle toplumsal kaynaşmanın sağlanmasında, ulusal birliğin pekiştirilmesinde, ülke ekonomisinin güçlendirilmesinde en ciddi engellerden biridir.
Sistemin çarpık yapısı ve ekonominin al-sat esasına göre işlemesi Türkiye’de işsizliğin en büyük nedenlerinden biri olmuştur. Öncelikle çözülmesi gerekir. O nedenle çalışmak isteyen herkese isterse üretken bir işte ücretli olarak, isterse kendi işini kurarak çalışabilme olanağı sağlanmalıdır. Bununla da yetinilmemeli, ücretliler iş güvencesine kavuşarak gelecek kaygısından kurtulmalı, işinde ilerleme, daha yüksek ücret alabilme, daha sağlıklı çalışma ortamına kavuşabilme, eğlenme ve dinlenme özlemlerini gerçekleştirebilmelidir.
Bugün geldiğimiz aşama, artık kısa vadeli çözümlerin yetmeyeceği bir aşama. Bu bakımdan, orta-uzun dönemde rahata kavuşmak için kısa dönemde sıkıntı çekmeyi göze alıp, yapısal reformları büyük kriz çıkmadan yapmak zorundayız. İşsizlik, terör ve yolsuzluklarla birlikte Türkiye’nin en önemli sorunlarından birincisi olarak görülmesine rağmen, bazı sivri akıllılar tarafından “Dünyadaki ekonomik sorunlar Türkiye’siz çözülemez hale geldi” diyebilecek kadar aymazlık da yapılmaktadır. İster kendi işinde, ister ücretli olarak, üretken, insan onuruna uygun bir işte çalışabilmesi için insanın bilgiyle, beceriyle donatılmış olması gerekir. Bunun için, herkes bilgi çağının gereklerine uygun çağdaş eğitim alabilmeli, mesleki ve teknik beceri edinebilmeli, sağlıklı yaşama olanaklarına kavuşabilmeli, doğal yeteneklerini geliştirebilmelidir. Bu, aynı zamanda ülkenin insani zenginliğinin artması, ulusumuzun küresel gelişme yarışında önde koşması, yeni yüzyılın uygarlık düzeyini yakalayıp aşması için de zorunludur. Güçlü ve dengeli büyümenin olmazsa olmaz üç koşulu vardır:
1.Düşük enflasyon, 2.Düşük reel faiz, 3.Gerçeği ve uzağı görebilen borçlanma politikasıdır...!YILMAZ DERİNCE BENCEDE.