GÜLŞEHİR YEŞİLYURT KÖYÜ

GÖRESİM GELİR
Meyveler bitirirdi patırlının mağsır deresi,
Dağın burnuna çeşme yaptırmış hayrına birisi,
Burdan sulanır Abid'in koyun sürüsü,
Karakuzuluk'tan köyüme bakasım gelir.
...
Aşılık'tan sürdüm mağsırın ardına,
Geze geze varsaydım çillen yurduna,
Aklım ermedi cağlak senin derdine,
Çoban salimin damında çay içesim gelir.

Bağ sürmeye giderim Cağlak'ın başına,
Baykuş konmuş Mağsır'daki mezar taşına,
Kuşluk vaktinde kılıç tepenin döşüne,
Oturupda köyüme doğru bakasım gelir.

Kılıç tepe ile mağsırın arası,
Az ötesinde akar Misli'nin deresi,
Sayısının yanında Hacılar'ın kalesi,
Kılıç tepeye çıkıp köyüme bakasım gelir.

köyde gençler gitmiş kalmış yaşlısı kocası,
hiç dırık tutmuyor koyak mahlesinin hocası,
tüm evleri kevekten tuğladandır bacası,
misafir almayan evleri yıkasım gelir.

Sığırlıda düğün çalğılar kurulur,
Zurnada çalar davullara vurulur,
Ayhanla halay çekenlerde yorulur,
Oturup halay çekenlere bakasım gelir.

Yüksekli'den varsaydım köyüme,
Sürüleri meleşir kızıl ırmağın suyuna,
Punaspınar'da kartallar süzülür boyuna,
Teker'in başından aşağı bakasım gelir.

Köyümün üstünde görünür tülü tepesi,
Yeni gelinlik kızlara takılır altın küpesi,
Kuşlarda Ömer Hoca'nın dalına yuva yapası,
Çatağın söğüt dallarına oturup bakasım gelir.

Köyümüzün mezarlığıda iyice dolmuş,
Çeşmelerde akmıyor sudan soğulmuş,
İnsanlarıda dargın bilemem ne olmuş,
Muhtar dursuna şikayet edesim gelir.

Dalgan'ın çok soğuk suları içilmez,
Sabrı'nın kaysı ile kiraz dalları seçilmez,
İbrahim Özcan'ın yoncasıda zor biçilmez,
İliman'ın tepesine çıkıp çorağa bakasım gelir.

Gö arkaçdan baksam Sığırlı görünür,
Yaz gelince bağlar yeşile bürünür,
Güz gelince pancar tarlaları sürülür,
Şöyle bi Körpaardan geçesim gelir.

Eskiden melemizdi bulgur sohusu
Çatağın dereden gelir iğdenin kokusu,
Bizde derman koymaz Koyak'ın yokuşu,
Yorulupda oturan yolcuları göresim gelir..