GEYDOĞAN KÖYÜ TAŞOVA AMASYA

TAŞOVA - GEYDOĞAN Türbesi ve Efsanesi

Köy grubu efsanelerine geçtiğimde; işin bunca değer kazanacağına hayallerimi varamazdı. Genelde Amasya ili olarak; evliyalar, ulemalar, türbeler ve Salih kişiler yaşağı olarak belli bir isim kazanmıştır. Buna Peygamber Hazreti Muhammet’in soyundan gelen “Seyid”leri de ekleyebiliriz. Bu taramada bunlara da sıkça raslandım. Bu cümelden olarak Taşova İlçesi’ne bağlı GEYDOĞAN Köyü’ndeki zatlar dahildir. Bunlardan birisi; Es-Seyyid Ramazan ve diğeri de arkadaşı Geydoğan Hazretleri’dir. Her ikisi de Horasan’lı; Batı Türkeli Türkleri’ndendir ve İran ve Araplar’la birlikte İstanbul’un fethine katılan; büyük askerler olarak bilinirler…

Bu iki zatın hikmet ve faziletlerini veya efsanelerini anlatmadan önce; müsaade olursa; “Yurduma” isimli bir şiiri almak isterim :

“Her sabah başlarım söze;
Her sabah şükrederek.
Suyundan içer, ekmeğinden yerim;
Sayende iş tutar, genç ellerim.
Ayaklarım aldırmaz yokuşa,düze;
Havanı bir alır, bir üflerim.
Sevgindir içime dolan…

Sen bestesin, güftesin her türküye;
Sen, daima sevgili, aziz olan;
Vatanım Türkiye…(1)”

Söylemek istediklerim vardır. Bu ülke sahipsiz değil ve sahipsiz olmayacaktır. Siz yaşayanlar elbet sahipleriyiz. Bu vatan uğruna ölenler; bunca şehitler, evliyatalar ve türbelerde yatanlar?
- Ben köy grupları efsanelerini araştırırken bu gerçeğe ulaştım. Vatanın gerçek sahiplerini gördüm.
- Vatanım ve vatanımız Türkiye işte budur.

“Sen ne güzel bulursun;
Gezsen Anadolu’yu;
Dertlerden kurtulursun;
Gezsen Anadolu’yu…”

“Sen daima sevgili, aziz olan. “Türkiye gezilip görüldüğünde; böylesi bir aşka kendisini kaptırır. Türkiye aşkı kalbinizde dolar. Geydoğan Türbesi girişinde şöyle sıralamış şiir dizelerini; ziyaretçileri munis bir eda ile karşılar. “Hüvel Baki” dedikten sonra :

“Geydoğan Tekkesi;
Böyledir tarihçesi;
Şehit düşmüş burada;
Yüzyirmialtı senesi.

Horasan’lıdır aslı;
Seyid Ramazan ismi;
Doğanbey arkadaşı;
Burada vermişler başı…(1)”

Taşova’ya sekiz kilometre; Amasya’dan da yirmibeş kilometre mesafede olan Geydoğan Köyü; anlatmaya çalıştığım iki zevatın türbesinin bulunduğu bir yerdir. İnsanları sevecen ve çalışkan; Anadolu köylerine benzerler. Gelenleri ve ziyaretçileri iyi karşılarlar. Türbenin bakımını ve korumasını yapan görevlisi vardır. Türbedar olan bu kimse; de yardımını esirgemez ve ziyaretçileri “Veli nimet” sayar. Ayrıca dini bir amel eylediğinin huzuru içindedir…

- Seyid Ramazan ve Geydoğan Hazretleri; bir ayrı değer olarak; diğer değerlerimizle özdeşirler.
- Doğan Bey’le yan yana; koyun koyuna…

Kayıtlara ve araştırmalarımıza göre “Geydoğan” ve birlikte medfun oldukları Es-Seyid Ramazan Türbesi ; tek kubbeli, oldukça geniş bir yapıdır. Bahçe çam ağaçları ile çevrilidir. Dışarıda sayıları oldukça çok; aile mezarları da bulunmaktadır. Anlatageldiğimiz olay; rumi 126 kaydını taşır. Miladi olarak 710 veya 711 yıllarını içerir. Horasan Türkleri’nden olup;Anadolu’nun Romalıların elinden kurtarılması ve islamiyetin buralara yayılması amacı güdülmüş ve İstanbul’un fethini de amaçlamışlardır. Bu bir süreçtir; veya “Horasanlıdır aslı” dizeler buraya dayanır. Rum ve Hristiyan egemenliğinin bitirilmesi asıl gayedir…

- Bu tür akınlar zaman zaman yapılmış; amaçta Anadolu ve İstanbul olmuştur. Bunların ele geçirilmesine çalışılmıştır.

Buradaki açık amaç; Anadolu’nun Türk ve Müslüman olmasıdır. Bu türbede medfun bulunan iki zat; askerlikte başarıdan başarıya ulaşmış kimselerdir.
Anadolu bu amaçlı savaşların tanığıdır. Yurdun çeşitli yerlerinde de türelerde yatan şehitler görülür. Suluova-Yolpınar’daki Es-Seyid Yahya da bunlardan birisidir. İstanbul’daki “Eyüp Sultan Türbesi” bunların en önemlilerinden sayılır… Anadolu’ya islamiyetten sonra Batı Türkeli veya Horasan Türkleri ile birlikte; Araplar da zaman zaman bu seferleri düzenlemişlerdir. BU amaç; “İstanbul elbet fetholunacaktır. Ne güzel kumandandır o kumandan ve ne güzel askerdir o asker.” buyruğunu getiren Hazreti Muhammet’in teşviklerine dayanır. Fatih’te, bütün Osmanlı askerleri de bu şerefe erişmişlerdir…

- Eyüp Sultan’dak; Ebu Eyyup Ensari Hazretleri’de “Geydoğan” ismi; bu ….. medfun olan “Doğan” hazretlerinden gelir. “Büyük Doğan” veya “Bey Doğan” isimlerini taşır. Bu anlamları içerir. Türbede biraz büyük sandukanın altında “Horasanlı Ramazan Hazretleri” medfundur. Başucundaki taşta; Arapça yazılarla kimliği ve mertebesi anlatıldığı üzere yazılır. Tarih rumi “126” kaydını taşır. M.S. Sekizinci yüzyılda; “Din fedaileri ve Anadolu’yu Roma egemenliğinden kurtarma ve İstanbul’a ulaşma”yı amaçlar. Efsanemizin kahramanları Hz.Muhammet soyundan gelme; ermiş, Salih ve hikmetli kimselerdir.

- Bunlar bir rivayet kırk kişidir. “Kırkbin kişi” diyen de varmış;
- İslamın yayılması ve Anadolu’nun Türkleşmesi amaçlanmış…

EFSANELERİ mi? Onu kitabıma koyduğum altı resimler göstermiyorlar mı? Savaşta üstün yararlılıkları görülür düşmana amansız kılıçlar saslanır ve atları süvarisiz de olsalar; düşman üzerine hızla saldırırlarmış. Doludizgin koşmaları ve düşmanı darmadağın etmeleri dillerden düşmezmiş. Geydoğan Türbesi, belli amaçlarla ziyaret edilmektedir. Çevreden ve çevre illerden gelen insanlar olur. “Dertlerden kurtulursun” dizelerinde olduğu gibi; insana belli bir huzur ve güven verdiği söylenir durur. Bunu yaşayanlar vardır ve görülmektedir…

- Bunlar ülkemizin manevi sahipleridir. Ne iyi…
- “Bey”le “Doğan”; sonra olmuş “Geydoğan” (1)
1- “Gey”; “Bey” veya “Büyük” anlamındadır.
(1) Öğretmen Hulusi Hisar’dan.