KEHF SUR 27-59

Değerli Kur’an dostları geçen dersimizde Ashabı Kehf’in, imanları uğruna ödedikleri bedeli anlatan destani bir kıssayı dinlemiştik. Bir iman direnişini dinlemiştik. Bu gün kehf suresinin 27. ayeti ile dersimize devam ediyoruz.




27-) Vetlü ma uhıye ileyke min Kitâbi Rabbike, lâ mübeddile li kelimatiHİ ve len tecide min dunihi mülteheda;

Rabbinin Kitabından (Hakikatin olan El Esmâ mertebesindeki BİLGİden) sana (şuuruna) vahyolunanı oku (deşifre et – kavra)! O’nun kelimelerini (açığa çıkardıklarını) değiştirecek yoktur! O’ndan başka sığınak da bulamazsın. (A.Hulusi)

027 – Öyle de ve rabbinden sana vahyolunanı tilâvet eyle, onun kelimatını tebdil edecek yoktur ve ondan başka bir penah bulamazsın. (Elmalı)




Vetlü ma uhıye ileyke min Kitâbi Rabbik o halde rabbinin kitabından sana indirileni izle ve oku. Utlü emri hem izle, hem de oku anlamlarını birlikte içerir. Vahyin ilk muhatabı olan sevgili peygamberimize Kur’an kendisini izlemesini ve tabii ki izlediği şeyde insanlara aktarmasını emrediyor. İzlemek, iz bırakmak demektir. Çünkü izi olan izlenir. Dolayısıyla vahiy; peygamberlerin iz bırakmasını istiyor. Hem izleyen, hem de izlenen, izlenilen biri olmalarını istiyor. Yer yüzünde çıkmaz, kaybolmaz bir iz bırakmalarını, kendilerinden sonra gelecek insanlığın o izi takip ederek ebedi mutluluğu yakalamasını ima ve ihsas ediyor.

lâ mübeddile li kelimatiH onun kelimelerini kimse değiştiremez. Kelimat; ilahi yasalara tekabül edeceği gibi, bizzat vahye de tekabül edebilir. Yani O’nun koyduğu, bu tabiata yerleştirdiği, kainata yerleştirdiği, insana yerleştirdiği ilahi yasaları kimse bozamaz, değiştiremez.

Neden böyle bir ibare gelsin ki Kehf kıssasının ardına derseniz eğer, haddi zatında bu ibarenin bizim tasavvurumuzda bir çok şeyi çağrıştırması lazım. Ki bunlardan birincisi küfür ve imanın kavgası insanoğlu yaşadıkça yaşayacak, sürecek. Bu ikisi hiçbir zaman karanlık ve aydınlık gibi bir arada olmayacak. Uzlaşmayacak. Kötülükle iyilik, Hakk’a batıl, güzellikle çirkinlik uzlaşmayacak. Dolayısıyla bu yasadır, Allah’ın yasasıdır.