gazipaşa muzkent köyü ( quiet paradise)

Adını muz'dan alan köy: Muzkent
Pazartesi, 03 Kasım 2008
Gazipaşa’nın şirin Muzkent köyü, doğal güzelliği kadar muz üretim alanları ile de dikkat çekiyor. Denizden 340 metre yükseklikteki muz bahçeleri köylünün kendi imkânlarıyla yaptığı motorlarla sulanıyor. 340 metreye su basmak üreticiler için zor oluyor ama elde edilen muzun kalitesi ve lezzeti köylünün yorgunluğunu alıveriyor. Denizden sahil boyunca yolculuk yapanlar, Gazipaşa’ya bağlı Muzkent Köyü’ne geldiklerinde dağ yamaçlarında muz bahçeleri görürler. Dağlarla denizin birleştiği yerdeki bu muz bahçeleri görüntüleriyle hafızalardaki yerini alır. Üreticiler, bu büyüleyici muz bahçelerinde aslında çok zor şartlarda üretim yapıyor. Köylüler, su sıkıntısı olduğu için denizden 340 metre yükseklikteki muz bahçelerine kendi yaptıkları motorlarla su pompalıyor. Akşam olduğu zaman sabaha kadar muz bahçelerini kontrol eden köylüler, bu kadar hummalı çalışmanın karşılığını Türkiye’nin en iyi ve kaliteli muzunu üreterek alıyor. Dağ yamacında deniz havası ile üretilen Muzkent muzu Türkiye’nin muz ihtiyacının yüzde 60’ına karşılık geliyor. Köylü iddialı; “Su sorunumuz olmasa daha çok muz üretiriz ve Avrupa’ya açılırız”. Köylülerle Muzkent’i ve bu yorucu üretim sürecini konuştuk. Gazipaşa Ziraat Odası Başkanı Hasan Çelik de sohbetimize katılan isimlerden biriydi. Abdurrahman Bey, köyünüzden ve üretimde yaşadığınız sorunlardan bahseder misiniz?Abdurrahman Yılmaz Muzkent Köyü Muhtarı: “Muzkent 1000 nüfusludur. Ekonomisi tamamen tarıma dayalıdır. Köyümüzde muzculuk, örtüaltı üretimi, seracılık ve çilek üretimi yapılıyor. Yaşadığımız en büyük sorun su sıkıntısı. Muzkent’in yüzölçümü 22 bin 300 dekardır. 11 bin 200 dekarı tarım alanı. Muz üretimi yapılan alan ise 2500 dekar”. Nasıl bir su sorunu yaşıyorsunuz? Suyu nereden getiriyorsunuz?Abdurrahman Yılmaz: “Biz muzu deniz kenarında dağ yamaçlarında üretiyoruz. Bu üretime mikro klima sistemi deniyor. Muz bahçelerine su götürmek için 1985 yılında köye kuyular açtık. Muz üretimi yaptığımız alanın denizden yüksekliği 340 metre. Tabi o yüksekliğe su çıkarmak kolay değil. Ama başka şansımız olmadığı için 340 metre yükseğe; kuyulardan tepeye kadar 8 bin metreye yakın su borusu döşedik. Bahçelere 12 motorla su basılıyor. Su basmak ve çalışmak zor oluyor ama insan gücünün ulaşacağı son noktaya çıkıyoruz. Üreticiler arasında birlik ve beraberlik vardır. 12 motor, su sıkıntısı yaşanan dönemde 4 motora düşüyor. Üretici bir saat su verecekse yarım saat su veriyor ki su sıkıntısı yaşanmasın. Köyümüzde üreticiler birbirini idare eder. Su sorunu olmasa daha çok alanda muz üretebiliriz. Ama şu an elimizden gelen ancak bu kadar”. Su sorunu dışında sıkıntınız var mı?Abdurrahman Yılmaz: “Gazipaşa’nın en çalışkan köyü Muzkent’tir. Türkiye’nin en çok muz üretilen yeri de burası. Biz imkânlarımız çerçevesinde Türkiye’de en çok üreten köy olmaya ve en kaliteli muzu üretmeye adayız. Muzumuz lezizdir. Ama bu su sorunu bizim önümüzü tıkıyor. Gazipaşa’nın kuzey tarafına yapılması planlanan Gökçeler Barajı su sorununa kesin çözüm sağlayacaktır. Gökçeler Barajı hem Muzkent’in hem de Gazipaşa’nın kaderini değiştirecektir. Bize yeteri kadar su gelse muzumuzu ihraç bile ederiz. Barajın en kısa zamanda hizmete açılmasını istiyoruz. Baraj kaynak sularını, arazi sulamasını da etkileyecek. Ayrıca yeraltı sularını da besleyecek. Bizim diğer sorunumuz ise muz üzerine ihtisas yapmış uzman mühendis bulamamak. Türkiye’de muz üzerine yeteri kadar ihtisas yapılmamış. Muz için üretilen ilaç yok. İlaçlara bakıyorum hep diğer meyvelere yarayacak ilaçlar. Muz üzerine tam olarak bilgi ve ihtisas yok. Muzun kök hastalığı konusunda bilgimiz yeterli değil. Bizim bahçelerde genellikle çapak hastalığı görülüyor. Anadan, babadan gördüğümüz kadarıyla hastalıklarla savaşıyoruz. Eskiden hastalık yoktu. Ama artık hastalık konusunda ciddi çalışmalar yapmamız gerekiyor”. Biraz da üretimden bahseder misiniz? Zor şartlarda üretim yapıyorsunuz kazacınız buna değiyor mu?Abdurrahman Yılmaz: “Muzun onarımı Şubat Mart ayında yapılıyor. Yaz sezonunda sulama yapılıyor. Hasat ise Eylül’de başlar; Şubat’a kadar sürer. Seralarda Ağustos ayından sonra dikime başlanır. Çilekte de aynı şekilde. Çilek üretim arazimiz yaklaşık 400 dekar, sera olarak da 300 dekarda üretim yapılıyor. Geri kalan tarım arazisi ise hububat üretiminde kullanılır. Ürettiğimiz muzun bir kökü 1 kilo veriyor. Yeterli su olsa muz arazisi daha da genişleyecek. Biz 20 sene önce damla sulamaya başladık. Maliyet çok yüksek oluyor. Bir muzun sadece 800 kuruş masrafı var. 1.200 liraya satıyoruz. Dekar başına sadece bakımda 2 bin 500 lira masraf yapıyoruz. Biz muzu doğal ortamında yetiştirdiğimiz için çok tatlı ve leziz oluyor. Düz arazide üretilen muz buradaki kadar tatlı olmaz. Seralarda yetişen muz daha iri olur ama bizim muz kadar tatlı olmaz. Bizim muzun kabuğu ince olur, şekeri daha çok olur, uzunluğu 10–15 santim olur. 4–5 tanesi bir kilo olur. Yaklaşık bir muz 200 gram gelir”. Hasan Bey, Ziraat Odası Başkanı olarak siz Muzkent’i nasıl görüyorsunuz? Muzkent’in ne gibi sorunları var?Hasan Çelik, Gazipaşa Ziraat Odası Başkanı: “Gazipaşa’nın 41 köyü, 11 mahallesi, 52 muhtarlığı var. Gazipaşa’da turizm yok. Geçimimizi tarım ile sağlıyoruz. Muzkent benim köyüm. Tamamen muz ve seracılık yapılır. Açık muzun en çok üretildiği ilçelerin başında Gazipaşa gelir. Gazipaşa içinde en çok muz üretilen köy ise Muzkent’tir. Muzun üretildiği diğer ilçeler Alanya ve Anamur’dur. Köyümüz ismini de muzdan alıyor. Muzun kenti olduğu için bu isim verildi. Yıllık 10 bin ton civarında muz üretimi yapılıyor. Bu da ancak iç piyasaya yetiyor. Türkiye’nin ihtiyacının yüzde 60’ını Muzkent karşılıyor. Su dışında en büyük sorunumuz elektrik. Su sorununun tek çözümü Gökçeler Barajı. Orada gerekli incelemeleri yapıyoruz. Kasım ayı başında bir heyet, yetkililerle görüşmek üzere Ankara’ya gitti. Baraj ihalesine talip olan Ankara merkezli bir firma var. Bir an önce ihale sürecinin başlamasını ve bakanlığın barajı en kısa zamanda faaliyete geçirmesini istiyoruz. Suyun dışında diğer büyük sorunumuz ise elektrik. Elektrik kesilmesi her şeyi altüst ediyor. Muzkent ayda 100 bin YTL, 6 ayda ise 600 bin YTL elektrik parası ödüyor. Bu sadece bahçelere su pompalayan 12 motorun ödediği para. Çok rahat şartlarda muz üretimi yapamıyoruz. Bize destek verilirse Türkiye’nin bütün muz üretimini karşılarız. Bakanlığın su ve elektrik konusunda bize yardımcı olmasını bekliyoruz”. Asım Bey siz üreticisiniz. Çok zor şartlarda üretim yaptığınızı biliyoruz. 340 metreye su çıkarmak kolay değil. İleriye dönük olarak ne gibi hedefleriniz var?Asım Çelik, Üretici: “Benim 7 dönüm muz arazim var. Su ve elektriğin dışında yol sorunumuz da var. Üretim arazilerine ulaşım çok zor oluyor. Üretim yapabilmek için kendi imkânlarımızla sondaj ve derin kuyular açtık. Borularla 340 metreye çıkardık. Bu da maliyeti yükseltti. Muz fazla para etmediği için sıkıntı çekmeye başladık. Borularımız eskimeye başladı. Devlet destekli projeler üretmek istiyoruz. Üretim zor oluyor. Eskiden malzemeleri katır ve eşeklerle yukarı götürüyorduk. Şimdi yol var ama koşulları yine de kötü. İmkânımız olsa teleferik ya da ray sistemi kurmayı düşünüyoruz. Bu uğraşımıza karşılık alın terimizi alıyoruz ama hep beklentilerimizin altında kalıyor. Köy Kalkınma Kooperatifi var. 150 üyeli. Ama aktif değil, maalesef. Köyümüzde herkes üreticilik yapıyor. Bizim pazarlama sıkıntımız da var. Muzumuzu iyi tanıtamıyoruz. İleride organik tarıma geçmek istiyoruz. Dünyaya açılmak istiyoruz. Gazipaşa dışında, muz üretilen Alanya tamamen turizm üzerine çalışmaya başladı. Anamur ise örtü altı üretim yapıyor. Muzkentli üreticiler doğal ortamda üretim yapar. Açık alanda üretim yapıyoruz. Bahçelerimizde çapak hastalığı görülmeye başladı. Ziraat mühendislerini getirdik ama tam fayda sağlayamadık. Muzda uzmanlaşmış ziraat mühendisi bulamıyoruz. Bu eksikliği hissediyoruz. Bize yeterli destek verilse Çikita Muzu geçeriz. Tanıtım eksikliğimiz var. Türkiye’ye bile tanıtım yapamadık. Bu konuda her türlü girişimi yapacağız”. Muzkent’ten notlar:*Muzkent, Antalya’nın Gazipaşa ilçesine 12 kilometre uzaklıkta bulunuyor.*Muzkent’in daha önceki ismi Kıcık’tı. Fakat köylüler Kıcık ismini olumsuz çağrışımlar yaptığı için benimsemedi. Köylünün 1993 yılındaki girişimiyle köyün ismi Muzkent olarak değiştirildi.*Muzkent’in bir tane kahvehanesi bulunuyor. Köylünün pek boş vakti olmuyor ama olursa, bu kahvehanede vakit geçirebiliyor. *Muzkent’te yaklaşık 200 aile yaşıyor ve aile fertleri sadece tarım ile uğraşıyor.*Köyün muhtarlığını Süleyman Yılmaz yapıyor.